Hastane Yöneticisi
Uzm. Dr. Abdullah CANTÜRK

Yöneticinin Mesajı


Bahçe Bostan İşleri
Yazım Tarihi : 27 Ekim 2010 / Çarşamba

Yazdır
              
       Geçen haftaki yazımda ülkemizdeki şeker hastalığı ve şişmanlık gibi bazı parametreleri araştıran TURDEP (Türkiye, Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrinolojik Hastalıklar prevalans çalışması) çalışmasının sonuçlarından bahsetmiş ve şeker hastalığı sıklığının son 13 yılda % 90 artarak % 13.7’ye ulaştığını yazmıştım. Çalışmadan çıkan ilgi çekici bir sonuç da çalışma kapsamındaki 15 il arasında en düşük sıklığın Trabzon’da olmasıydı.
Çalışmanın ön sonuçlarını açıklayan Prof. Dr. İlhan Satman toplantı sonrası konuşmamızda bu durumu büyük ölçüde bölgemizin arazi yapısı ve insanların çalışkanlığıyla açıkladı. Muhtemelen biz buna bölge insanının beslenme özelliklerinin diğer bölgelere göre daha sağlıklı olmasını da ekleyebiliriz. 
       Avcı-toplayıcı toplumdan tarım toplumuna geçişin insanoğlu için fizyolojinin kısmen bozulması anlamına geldiğini ve kronik hastalıklardan bir kısmının bu nedenle artabileceğini daha önceden yazmıştık. Bugün gelinen noktada üretici bir topluluk olan tarım toplumu yerini yavaş yavaş tamamen tüketici sayılabilecek şehirli topluma bırakıyor.
Şehirli toplumda özellikle çocuklar büyüyüp iş güç sahibi olunca ve emekli maaşı hakkı kazanılınca çoğu zaman üreticilik tamamen biter ve buna bağlı olarak da kişiler günlük aktivitelerinde çok az enerji harcarlar. Bu durum aslında yalnızca şehirli toplumlara özgü olmayıp ülkemizin bölgemiz dışındaki diğer çoğu yerinde kırsal toplumlarda da mevcuttur.
       Trabzon’a gelmeden önce uzun yıllar hizmet verdiğim bir doğu kentinde bazı ailelerde eve gelin aldıktan sonra evin annesinin çalışması, hatta yemek yapması töreye göre ayıp kabul edilirdi. Bir keresinde tanınmış bir köyün muhtarının şeker hastası olan annesini bana getirdiler. İlaç tedavisini düzenledikten sonra egzersiz ihtiyacı ile ilgili bilgilendirmeye çalıştım. Ortamın müsait olmaması cevabı karşısında koyunları meraya gönderirken izlemesini önerdiğimde muhtarın cevabı sertti: “Ben muhtarın annesi koyunların peşinden gidiyor, koyun bakıyor dedirtmem!”
       Oysa benim babaannem 76 yaşında ineklerini sağarken vefat etmişti. Bırakın orta gelirli kesimi, Karadenizli pek çok işadamı ve bürokratın bile anne ve babalarının da yaylacılık yaptığını, köyde hayvan baktığını, en azından bostan yetiştirdiğini yakinen biliyorum. Bizim köyü olmayan hemşehrilerimiz bile teraslarda, balkonlarda, hatta saksılarda elden geldiği kadar üretime katkıda bulunmaya çalışır.
       Şişmanlıkla ilgili yazılan bilimsel kitaplarda “bahçe işi” olarak adlandırılan bu durum Karadeniz bölgesinde halen yaygın olarak uygulanıyor. İstanbul gibi büyükşehirlerde de hobi bahçeleri olarak insanlara 40-50 metrekarelik alanlar tahsis etmeye başladılar. İnsanlar bu alanlarda boş zamanlarında bahçeler oluşturarak hem toprağa olan hasretlerini giderirken, aynı zamanda egzersiz yapmış oluyorlar. 
       En az düzenli yapılan spor kadar faydalı olan bu tür “bahçe işi”nin yaygınlığı kanımca bölgemizde şişmanlık ve şeker hastalığının ülkenin diğer bölgelerine göre daha yavaş ilerlemesine katkıda bulunmakta. Ama daha yavaş ilerlese de şişmanlık ve şeker hastalığı bölgemizde de ilerliyor ve bunu önlemek için yapmamız gereken daha çok şey var.
Bu makale 853 kez okundu.

Köşe Yazıları bölüme ait diğer yazılar
Yazılmış son on yazı.! >> Köşe Yazıları bölümüne ait tüm makalelere ulaşmak için lütfen tıklayınız..!






Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Kaşüstü Mahallesi Topal Osman Sokak No:7 Yomra / TRABZON
Tel : ( 0462 ) 341 56 56, ( 0462 ) 341 56 30 - 38, ( 0462 ) 341 56 58 - 63

Copyright © 2011 Tüm Hakları Saklıdır
Design and Coding : Sevgi  Mustafa